euro 2008Aslına bakılırsa bu turnuvadan milli takımımız adına pek de ümitli olduğum söylenemezdi.. Turnuvadan önce ilk yorumum gruptan çıkmamız zor ama çıkarsak ta gerisi gelir olmuştu. Çünkü 2 tane çok güçlü takım, 1 ev sahibi ve Türkiye bir grupta olunca pek ümidim kalmamıştı.. E bi de buna kadro da Fatih Tekke, Mehmet Topuz, Yıldıray gibi oyuncuları görememiş olmanın verdiği tedirginlik eklenince…

Derken kupa başlar, ve Portekiz maçı gelir..

Portekiz maçı gerek oyun gerekse skor olarak bu düşüncelerimde maalesef ki haklı olduğumu gösteriyordu. Ardından İsviçre maçı geldi ve benim düşüncem artık hiç değilse gol atarak ve puan alarak elenmekti. İsviçre maçının ilk yarısındki oyun ve yenen bir gol bu düşüncemi pekiştirdi. Tam da bu esnada Çılgın Türk mucizesinin ilk kıvılcımları görünür oldu. Semih ve ardından Arda ile gülmüştük ve artık 3 altın puanımızla çeyrek final ümidimiz vardı.

Gruptaki son maçımız Çek Cumhuruyeti ileydi. Bu maçta rakibimizden daha alt seviyede olduğumuzu düşünmeme rağmen maçı alacağımızdan emin gibiydim. Çılgın Türk Mucizesi 2. perdeyle karşımızdaydı.. Uefa tarafından tüm zamanların en iyi maçı seçilen maçta 2-0 geriye düşmüş fakat Arda ve Nihat’ın (2) golleriyle gerçek bir mucizeye imza atmıştık. Artık çeyrek finaldeydik. Bu harika bir duyguydu kuşkusuz hepimiz için. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim Volkanın Koller’e yaptığı hareketten yapılmaması gereken bir hareket olmasına rağmen büyük zevk aldım ..

Çeyrek Finalde kupanın iyi takımlarından Hırvatistandı rakibimiz. Yarı finalden emindik. Nitekim ortada giden bir maçtı ve 90 dakika golsüz geçmişti heyecan üst seviyedeydi.. Ardından 118. dakika yıkıldık 70 milyon.. Ama bizim bile aklımızdan çıkardığımız birşey vardı.. Çılgın Türk Mucizesi-3 sahnedeydi Ve Semih başroldeydi o golle adeta coştuk. Penaltılardan emindim. Nitekim Arda, Semih ve Hamit’in gole çevirdiği vuruşlar, Rüştü’nün yediği goldeki hatasını affettirircesine kurtardığı penaltı ve tabiki penaltılarını gole çeviremeyen Hırvatlar.. Artık yarı finaldeydik olmuştu işte.. Bunu saatlerce kutlamalıydık öyle de yaptık

Evet, ilk defa Avrupa Kupasında yarı finaldeydik ve rakip turnuvanın favorilerinden güçlü Almanyaydı. Bu maçta rakibin büyüklüğünün bizi ezebileceği hiisi içimi kemiriyordu maçtan önce.. Bence kupadaki en iyi oyunuzmuzla üstelik 9 eksikle daha ilk dakikalarda Almanya’yı bunaltmıştık nitekim 22 de Uğur’un ayağından golü bulmuştuk bu sevincimizi Schweinsteiger kursağımızda bırakmıştı 4 dakika sonra.. Ardından ikinci yarıda Rüştünün büyük hatası ve Klose yıkılmıştık tekrar ama Çılgın Türk Mucizesi-4 ün sahneleneceğinden emindik.. Kısmen de olsa beklentimiz gerçekleşmişti yine Semih sahnedeydi beraberliği yakaladık fakat maç bitti bu işi uzatmalarda olmadı penaltılarda nasılsa bitiririz havasına girmiş olacağızki talihsiz bi şekilde hep attığımız dakikada yemiştik ama Çılgın Türk Mucizesi-4 te hep aklımızın bir köşesindeydi ta ki Tümer o serbest vuruşu tribünlere gönderene kadar.. Artık Çılgın Türk Mucizesi bitmişti.. Ama şu bir gerçekti Almanları ezmiş lakin elimizden kaçırmıştık. Kuşkusuz bu turnuvanın en büyük rengiydik kupayı haketmiştik ama Avrupa 3.lüğüyle yetinmeliydik..

Çılgın Türk Mucizesinin önümüzdeki dönemlerde devam etmesi dileğiyle..